Sanayi Savaşları ve İş Sağlığı ve Güvenliği

Çoğumuz beğenerek izliyoruzdur, sanayi savaşları adı altında yayınlanan TRT Belgesel'de gayet güzel bir yarışma var. Bu yarışmada Türk Ustalarının elinden, "muhteşem hurda arabalar" çıkıyor.

Hurdaya ayrılmış parçaları işçilik, ustalık maharetlerini kullanarak yeniden çalışır, sağlam ve zorlu şartlarda ilerleyen araçlara dönüştürüyorlar.

Bu yarışmada iki grup var çarkçılar, anahtarcılar hangi akımı temsil ettikleri ile ilgilenmemekle birlikte, burada dikkatimi çeken ögelerden biri çoğu programda, muhasebecileri bile dahil ettikleri ekip personeline tehlikeli bir ortamda üretim yapan kişileri eski ve kapalı bir alanda iş güvenliği yönünden bir çok eksikliğin bulunduğu bir halde çalıştırmak tam anlamıyla cesaret işi gibi geliyor.

Bu yazıda ilgili programda geçen iş güvenliği yönünden eksiklikleri belirtmeye çalışacağım, yeri gelmişken Sabah gazetesi yazarı Engin Ardıç Bey'in Berber Doktoru Yazısı ile ilgili geçtiğimiz günlerde OSGB Hizmetleri ve bu konuyu aktaran bir yazı yayınlamıştım merak eden arkadaşlarımız bu yazıya da göz atabilirler. İlgili yazıya atıf yapacak olursak Engin Bey'in dediği gibi helalarda uzman çalışmasın ancak böyle tehlikeli alanlarda da çalışan insanları uyaracak, ciddi yaptırımlar uygulayabilecek iş güvenliği uzmanlarının varlığının eksik bırakılmaması gerektiğine inanıyoruz.

Aşağıdaki resimlerde konuyu birkaç örnekle açıklamaya çalışacağım iş sağlığı ve güvenliği yönünden konuyu değerlendirirken en alt düzeyde incelemeye çalıştım, elbetteki konuyu takip eden değerli iş güvenliği uzmanlarımızın daha üst düzey önlem önerileri olacaktır. Dikkate alınacağı ümidiyle konuyla ilgili nacizane fikirlerimi belirten hususları toparlayıp programın yöneticilerinede gönderiyorum.

Aşağıda birinci resimde gördüğünüz gibi kaynakla yapılan bir çalışma var ışınımdan korunmak için maske mevcut ancak kapalı alanda dumanın (kimyasal buharların) ortamdan tecridini sağlayan bir havalandırma sistemi mevcut değil.


Bunun yanında spiral taşı dediğimiz, kesme taşı, yada taşlama taşı olarakda kullanılan bu aletlerin tüm bölümlerinde kullanırken koruma muhafaza başlığının takılı olmaması,

Yine bir bölümde çarkçılardan Amerika'da uzun yıllar bulunmuş olan bir ustamız, yoğun kaynak dumanına maruz kalması sebebiyle bir anda fenalaşmıştı, bu konuyla ilgili ne bir ilkyardım görüntüsü yada bilgisi geçmeden yayına devam ettiler, karga tulumba taşıdıkları kaza yaşayan çalışan alınıp açık alana götürüldü,

Kurgu olması sebebiyle uzun çalışmayı dile getirmiyorum ancak bilgi olması amacıyla iş kanununda geçen çalışma sürelerine göre çalışan en fazla (fazla çalışma dahil) 11 saat çalıştırılabilmesi ve haftada 45 saati geçmemesi gereken çalışma süreside programda defalarca es geçiliyor, bu yoğun çalışmanın kurgudan ibaret olduğunu umuyorum, ancak gerçek bir durumsa fenalaşan o ustanın ölmemesi için hiç bir gerekçe bulunmuyor,

Konuyu örneklerle iletmeye çalışıyorum, ancak bu konuyla ilgili ben dizi yada belgesel programlayan yönetmen arkadaşlarımızında toplumun her kesiminin eğitilmesi talebi olduğu gibi bu kesimlerinde eğitilmesi gerektiğinden yanayım, devlet eliyle oluşturulan kanunlar bu gibi belgesellerde insanların hafızalarına daha iyi kazınacağı ümidini taşıyorum.

Gerçek hayata geldiğimizde iş sağlığı ve güvenliğinin atölyelerde en az bu kadar kötü, belki dahada kötü olduğunu söyleyebiliriz, ancak biz iş güvenliği uzmanlarının işi o anki durumu iyileştirmek olduğu gibi gelecek zamanlarda da iyi olmasını temenni ettiğimiz seviyeye (sıfır kaza) getirmek gayesiylede hareket etmemiz gerekiyor.

İş Sağlığı ve güvenliği alanında henüz yeni yeni filizlenmeye başlayan ülkemizde yapılacak yeni düzenlemelerle düzene girmesini, ve halen istenilen seviyenin çok çok üstünde olan, iş kazalarının sayılarının düşmesini diliyoruz.

Yorumlar