Kişisel Koruyucu Donanım Kullanımı ve İş Güvenliği Bilinci

İSG Açısından İnşaat sektörü en çok İş Kazasının yaşandığı alanlar olmaya devam etmektedir

Günümüzde iş sağlığı ve güvenliği, özellikle ulusal kanallarda yayını yaygınlaşan kamu spotu ve kaza haberleri ile git gide dikkat çeken konular arasına girebilmiştir. Maalesef yaşanan kazaların yoğunlaştığı, hatta en çok kazanın görüldüğü sektörlerden biri de, çalışan bilinci nedeniyle, inşaatlar olmaktadır.

Ölümcül kazalar incelendiğinde, ABD’de işgücünün %5 i inşaat sektöründe çalışırken, görülen iş kazası sonucu ölümlerin %15 i inşaat sektöründedir. Japonya’da ise işgücünün %10 u inşaat sektöründe çalışmakta, oysa görülen ölümlerin %42 si inşaat sektöründe görülmektedir. İstatistiklerin de gösterdiği üzere, inşaatlarda yüksek ölüm oranları da görülmektedir.

Ülkemizde de iş kazalarının sık yaşandığı sektörler incelendiğinde; %13,9 u Metal Eşya İmalatı, %9,4’ü İnşaatlarda, %7,8’i kömür madenciliğinde vs. görülmektedir.

İş Sağlığı Ve Güvenliğinde Riskin Kaynağında bertarafı esastır.

İster ufak çaplı ister ölümcül olsun, kazaların önlenmesi için öncelikle riskin kaynağında bertarafı esastır. Riskin kaynağında kontrol ve ortadan kaldırılması mümkün değilse, çalışana yönelik alınacak tedbirler başta toplu koruma önlemleri öncelikli olsa da çalışanların kişisel korumalarına dikkati önemlidir. Bu noktada da çalışanların bilinç seviyesi etken olduğu reddedilemez bir gerçek olarak karşımıza çıkmaktadır.

KKD'ler İş Güvenliği Uzmanının Görmesi için Değil Çalışanın kendi güvenliğini sağladığı bilinci ile takılması gerekmektedir.

Elbette bu konuda çalışan profili incelendiğinde, çalışan mavi yakanın eğitim düzeyinin düşüklüğü dikkat çekmektedir. Bunun etkisiyle çalışanlardaki çalışma bilincinin de o denli yetersizliği aşikârdır.
Çoğu kez özellikle iş güvenliği uzmanlarını görünce kullanılmaya başlanan kişisel koruyucular, çoğu kez de sıkıyor, rahatsız ediyor, terletiyor, kısa bir iş bahanelerinin ardına sığınılarak gereksiz görüldüğü ortada. Ancak daha bariz örneğini biz İş Güvenliği Uzmanları, işletme/şantiyelerimizde verdiğimiz eğitimlerde yaşamaktayız. Bu eğitimlerde genç, tecrübesiz, eğitim düzeyi düşük gençlerimizin verdiği tepki ve cevaplar bilinç düzeyini de apaçık ortaya koymaktadır.

Bilinç düzeyinin düşüklüğünün örneğni; sorumlu olduğum bir inşaat firmasının şantiyesinde iş güveniği eğitimimiz sırasında (sonraki eğitimlerime de konu olan), amcaoğlunun çağrısıyla inşaatta fayans işleri yapmak üzere Kayseri’den gelmiş 19 yaşlarında bir kardeşimiz, “tüpten gaz kaçağını nasıl kontrol ederiz?” sorusuna verdiği “bende çakmak var, yakar bakarım” ile yetinmeyip “tüp küçük, ne olacak” ile devam etmesiyle göstermektedir. Maalesef yine aynı arkadaşımız inşaatta spiral kesme aletleri pirizde ve yerde yanında dururken, terlikle çalışacak ve uyarılarımıza “benim ayaklarım zaten çelik” diyebilecek kadar pervasız ve bilinçsiz olabilmektedir.

Elbette ki yalnızca yaş veya eğitim seviyesi düşük olan personelin bilinç düzeyinin de düşük olduğunu savunmak doğru ve gerçekçi olmaz. Zira işletme başında sorumlu/şantiye şeflerine kadar, ister üretim/hizmet seviyesini koruma veya işlerin yetiştirilme kaygısı olsun, ister iş güvenliğinin sadece maliyet kalemi, gereksiz ve çalışmalara engel olduğu düşüncesi veya oluşacak kazalarda günah keçisi arandığı düşüncesi, en üst kademelerde bile iş güvenliğine aykırı tutum ve davranışların görülmesine sebep olmaktadır.

Özellikle şantiye sorumlularına, personelin kişisel koruyucu donanımlarını kullandırmaları ve personeli kullanmadığı takdirde tedbirsiz şekilde çalıştırmamaları gerekliliği belirtildiğinde; “biz tüm malzemelerini veriyoruz, zorla giydiremeyiz ki” ifadelerinden bilinç düzeyi anlaşılmaktadır. Ki bu ifadeleri sarf eden sorumlunun çalışana “şu koruyucunu tak / giy” derken veya “koruyucu tedbirlere uymayan çalışanın cezalandırılacağı” söylerken, kendi şantiye sahasında her türlü güvenlik tedbirini hiçe sayarak çalışması, sözleri veya cezaları personelde ne kadar etkili kılabilir ki… Dolayısıyla bu durum, şantiye şefi/sorumlusunun altında çalışan personele de olumsuz yönce sirayet ettiği inkar edilemez bir gerçek olarak karşımıza çıkmaktadır.

Hal böyleyken iş güvenliğinde gerekli seviyeye ve bilince gelebilmek için mavi yaka çalışanlara eğitim vererek yapmaları gerekeni söylemek ile bilinç seviyesinin istenilen düzeye gelmesinin sağlanması olası görünmemekle birlikte üzerinde çalışan şef, müdür, işverenin de bu bilinç seviyesine yükseltilerek tedbirleri uygulayarak örnek olması şarttır.

Sinan PESEN
Endüstri Mühendisi
B sınıfı İş Güvenliği Uzmanı

Kaynak:http://www.yonetimakademisi.com.tr/isg-makaleler/kisisel-koruyucu-donanim-kullanimi-ve-is-guvenligi-bilinci.html

Yorumlar